Yok hayatın rövanşı . . .
Hep birşeylere yetişme telaşındayız dimi? Hiç vaktimiz yok mesela. . Yükselen değerler, in ler out lar. Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi ‘bence’.Dostluğu,arkadaşlığı(kaaşumluğu):) önündeki 0 klavyede arayan, monitörlerinden arayanlar. Evet evet. . . Bize sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüş için ? Ya da hangi program verebilir yağan yağmura karşı içilen sıcacık çikolatanın o muhteşem keyfini ? Veya denize bakarak o dinlendirici havayı. . . Bunlar çoğaltılabilir aslında. Peki CTRL-C yapabilirmiyiz o izlediğimiz dalgaların sahille buluşmasını ? İçimizi ısıtan o gün ışığını gönderebilirmiyiz bir maille veya sms ile ?Ya da gökyüzünde ahenkle danseden o yağmur damlacıklarınını ?Sevgiyi tuşlarla mı yazarız hep ? (Kendimi tenzihen söylüyorum tabi!
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklayabilir miyiz kaybolup giden o zamanlarımızı?
Bilgi toplumu bu kadar hayatımıza yer ettikçe, duygu toplumu olmamıza HDD lerimiz mi yetmiyor şimdi ! ?
{Dipnot: Gerçi bu da bir çelişkiden başka birşey değil! Bu yazıyı da size yine bu tuşlarla iletiyorum dimi:) }
İçeriğin orjinali: http://burakaksoy.com/hep-bir-yerlere-bir-seylere-yetisme-telasindasiniz-degil-mi/










Mustafa Balaban demişki 23 Şubat 10 09:42
mesele.. aracı doğru kunllanmak bence…
çaaresiz bir zamanda çalan telefon…
sırf gülümse=) için yazılmış 2 kelimenin yolladınğı Sms…
aslında çok şey anlatır… yanlız olmadığını, düşünüldüğünü…
Ne demiş Neşet Ertaş “Ahh Sanal dünya… Sanaldan dünya…”
:] mutlu olmayı bilmek bence bir yetenek…
tamam yeter post ediyorum artık iletimi :]
admin demişki 23 Şubat 10 12:47
Ooo Tanrım… “Dostluğu,arkadaşlığı(kaaşumluğu)” yüreğine sağlık.